Erbakan Hoca ve Numan Bey suçludur !

Çok sevdiğim bir ağabeyimin kendi sitesinde yayınladığı bir yazısı dikkatimi çekti ve sizlerle paylaşmak istedim. İşte o yazı :

Toparlayacak olursak; Erbakan Hoca ve Numan Kurtulmuş, Siyonistlere hizmet ediyor. ..

Neden mi?

Bakın, sadece kısa bir yolculuk yaparak tekrar aynı noktaya geri dönelim…

Ak Parti iktidara geldiği gün yönünü, yolunu belirlemişti. Her ne kadar olaya kara mizah penceresinden bakıp “gömlek” sembolü ile ifade edilse de hakikaten Ak Parti yönünü AB ve dolayısı ile Batı’ya çevirmişti. “Gömlek gerçekten değişmişti.”

Uzun yıllar bu gerçek değişmedi.

ABD, Irak’a, Afganistan’a girdi. İsrail, Beyrut’a ve defalarca Filistin’e girdi ama Ak Parti’den hiç ses yükselmedi. Hatta imkan bulsaydılar Tezkere’yi geçirip Türkiye’yi bu büyük günaha daha ilk günden ortak edeceklerdi. At pazarlıkları yapmakla yetindiler…

Ak Partili, Dış İşleri Bakanı Yaşar Yakış; “Irak’a bombalar düştüğünde paralar gelecek” diyecek kadar aşağılaşmıştı ve buna Ak Partili büyüklerimiz sesini çıkartmamıştı. Gerçi birileri o dönemlerde Başbakan Erdoğan için “Onu delikten aşağı süpürmeyin, kullanın onu” filan da demişti. Sağ koluydu Başbakan’ın o adam.

Hatta o dönem Başbakan Erdoğan da, “Kahraman ABD askerleri” için dualar ediyor ve bunlar ABD’nin en etkin gazetelerinde yayınlanıyordu. Siyonist lobilerinden ödüller alınıyor, tebessüm dolu fotoğraflar veriliyordu.

Çok çok rezil başka fotoğraflar da vardı. O aşağılık, o dünyanın en rezil insanlarından biri olan Ariel Şaron, Ankara’da ağırlanıyor ve Başbakan ile dünyaya gülücükler dağıtılan fotoğraflar veriliyordu. İsrail Başbakanları da TBMM’de ağırlanıyordu.

Sonra Erbakan Hoca Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’a el verdi ve “her şey” birden değişti. Tabii, aynı dönemde Obama da ABD’nin başına gelmişti. Bunu da ayrıca zikretmeliyiz…

Hemen “one minute” destanına şahit olduk, yüreğimiz kabardı.

Başbakan ufaktan ufaktan İsrail’e giydirmeye başladı.

Neden?

Çünkü Türkiye’li Müslümanlar “bizim adamımız, eleştirmeyelim” düzleminden “baskı unsuru” olma yoluna girmişlerdi. Artık bir “Saadet” gerçeği vardı ve hükümet asıl tabanını kaybetmemek için yönünü Gazze’ye döndü…

Hemen, hükümet adına şu ana kadar yapılmış olan en iyi şey yapıldı ve en yiğit isim; Davutoğlu’na dış işlerimiz emanet edildi.

Gazze tek gündemdi. Mescid’i Aksa’da namaz kalmaktan bahseder oldu Türk hariciyesi.

Giderek yükselen, dozu giderek artan bir “Milli Görüş söylemi” hakim olmaya başladı Ak Parti’de… Hepimiz memnunduk. Hatta olayı “hayırda yarışınız” noktasından görmeye bile başlamıştık…

Müthişti….

O uğursuz güne kadar da böyle devam etti.

O gün aslında nelerin olduğu beni hiç ilgilendirmiyor. Üzgünüm ama herkese kızgınım. Bir çuval inciri değil bir koca dünyayı iç ettiniz. Buna hakkınız yoktu.

Yeşil liste, beyaz liste umurumda değil. Bu mesele üzerine cümle kurmayı da “fitne” olarak görüyorum. Benim derdim, kimin nerede olduğu değil, Milli Görüş’ün nerede durduğu…

Çünkü çok pis şeyler olmaya başladı…

Nasıl mı?

Bakın, bugün aldığım haberler şöyle…

Anadolu Ajansı geçti;

Haber No 1:

“İsrail donanmasının 31 Mayıstaki Mavi Marmara gemisine baskınından sonra kısa süre aksayan teknik destek hizmeti normale döndü. İsrail önce 2 kişilik heyeti, ardından, önceki Heron sisteminin bakımı ve idamesi için gereken 4 uzmanı Türkiye’ye gönderdi. İsrailli uzmanlar halen Türkiye’de çalışmalarını sürdürüyorlar. Ayrıca Heronların nihai kabul çalışmaları için de kalabalık bir İsrail heyeti Ağustos ayının ilk yarısında Türkiye’de olacak.”

21 Temmuz 2010

Haber No 2:

İsrail, 31 Mayıs’ta Gazze yardım gemilerinden Mavi Marmara’ya düzenlenen operasyon ve operasyonda 9 Türk’ün ölmesinin ardından, Türkiye’den yükselen tepkiler üzerine, vatandaşlarına yaptığı “Türkiye’ye seyahate gitmekten kaçınmaları” uyarısını kaldırdı. İsrail Başbakanlığı bünyesindeki Terörle Mücadele Birimi’nden yapılan açıklamada, Türkiye’de İsrail karşıtı protestoların görülmemesi ve durumun sakin olması nedeniyle, seyahat uyarısının kaldırıldığı belirtildi.

21 Temmuz 2010

Bir de henüz teyit edemediğim bir haber var.

Haber No 3:

“Türkiye’nin Tel Aviv Büyükelçisi Oğuz Çelikkol, İsrail’e geri döndü.”

21 Temmuz 2010

Her şey çok açık değil mi?

Ak Parti için “birbirine düşmüş bir Saadet”, korku vermiyor. Artık “içe dönük” mesajlar vermenin ne anlamı var ki?

Taban sıkıştırmıyor artık…

Türkiyeli Müslümanların dertlerini, sıkıntılarını ve hassasiyetlerini dile getirebilecek, bu noktada hükümeti sıkıştıracak ve adım atmaya zorlayacak bir Saadet’in olmaması aynı zamanda Gazze, Doğu, Mazlumlar adına yapılması gereken işleri de aksatacaktır…

Hükümet geriden bir tazyik alamayacağı için gerekli adımları atmayacaktır…

Bu biraz da siyasetin kuralı tabi ki…

Tablo tamamen değişti. Eski tas eski hamam…

Ve bunların hepsinin sorumlusu “orta yolu” bulamayan Erbakan Hoca ve Numan Kurtulmuş’tur…

Bir an önce…

Bir an önce şu iş çözülmelidir.

Yoksa hakikaten İsrail’e, Siyonist’e hizmet edeceksiniz…

İyiye doğru giden her şey tersine gidecek. Ak Parti de daha da sekülerleşecek, daha çekilmez olacak. Daha fazla dünyevileşecek Ak Parti, daha bir reel politik davranacak…

3 gün oldu Saadet ortalıkta yok ve İsrail ile her şey eskisi gibi olma yolunda… Bunda Erbakan hocanın ve Numan Beyin suçu yok mu?

Var, hem de çok fazla…

M.Mustafa UZUN

beyazhaberler.com

Bir Cevap Yazın