Ordan, burdan, şurdan…

Doğrusu bir haftadır yazmak için zaman kolluyorum ancak bir türlü fırsat bulupta yazamıyorum. Öylesine yoğun bir hafta geçirdim ki, neredeyse hergün yazacağım birşeyler vardı ama üşendiğime yazmadım.

Geçtiğimiz Pazartesi günü köyümüzde adeta olaylar zinciri oldu. 4 farklı olayı bir günde yaşadık.

Birincisi; Bir yakınımız (İbrahim abi) Minübüsünü köyün beton yolunda araçla geçişirken yolun alt tarafına atması sonucu büyük bir risk atlattılar. Geçmiş olsun İbrahim abi

İkincisi; Yine başka bir yakınımız (Hasan Enişte), yine köyün içerisinde ki bir bahçe yolunda arabanın kontrolunu kaybederek bir kaç takla attılar ve yine Allah’ın izniyle ufak tefek sıyrıklarla atlattılar. Araba kullanılamaz halde ancak. Geçmiş olsun Hasan Enişte

Üçüncüsü; Köyümüz sakinlerinden bir yakınımız, aynı zamanda uzaktan akrabamız (Muhsin Abi) Bulancak Giresun Sahil yolunda seyir halindeki aracı ile bölünmüş sahil yolunda 18-19 yaşlarında bir gence vurdu. Olaydan hemen sonra hastaneye kaldırılan genç geçtğimiz günlerde malesef hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden gence Allah’tan rahmet, yakınlarına başlsağlığı dilerim. Kazada bir kusuru olmayan Muhsin abi de serbest bırakıldı.

Dördüncüsü; Köyümüz sakinlerinden 80 yaşlarında ki Sadık Amca kayıplara karıştı. Nereye gittiği bilinmeyen Sadık Amca yakınları ve çok sayıda kurum arıyor.

Gerçekten zor bir hafta geçirdik.

Çarşamba günüde Kılıçdaroğlu Giresun’a mitinge gelmişti. Arkadaşım Mücahid ile birlikte mitingine gittik. Genel olarak izlenimlerimiz; Ak Partinin mitinginin 1/4’ü kadardı doğrusu. Belki yakından dinlersem fikirlerim değişir düşüncesiyle gittiğim mitingde yine Kılıçdaroğlu hakkında fikirlerim değişmedi. Gerçekten çok kötü bir muhalefet olduğunu miting meydanında bir kez daha anlamış oldum.

Son olarak bu akşam kendime bir notebook siparişi verdim :)))

 

Bir Cevap Yazın