Seyahatlerimiz ve Arda Kalanlar

seyahatler

                Yaklaşık bir hafta arayla Türkiye’nin iki farklı bölgesine gezi düzenlemek durumunda kaldım. Daha önce onlarca kez gittiğim bölgelere bir hafta arayla bir kez daha gittim. Geçen hafta Çanakkale ve Marmara’yı içine alan bir gezi yapmışken bu hafta da Batı Karadeniz Bölgesini detaylı olarak gezme fırsatım oldu.

                Batı Karadeniz’in bir çok noktasına gitmemiştim, eminim bir çok hemşerim de bu bölgelere gitmemiştir. Ana yollar üzerinde olmayan şehirlere ancak işimiz düştüğünde  ya da bu şekilde özel gezi organizasyonu ile gideriz.

                KARADENİZ’İN BATISI ÇOK  GÜZEL AMA…

                Safranbolu’dan başlayan Amasra ve Cide üzerinden Kastamonu ve Sinop’a devam eden bir güzergahta iki gün boyunca yeşil ve mavinin adeta birbirine olan girintisi ile seyahat ettik. Her ne kadar Karadeniz bölgesi olsa da Batı Karadeniz ile Doğu Karadeniz birbirine benzeyen ender yönleri var. Havası ve doğası itibariyle aynı olan coğrafya olarak bizim buralara göre çok sarp olan yerler. Hele ki Amasra-Cide arası sahil yolu bildiğiniz sarp kayalıklar üzerinden onlarca kilometrelik mesafe, iki şeritli inişli-çıkışlı araziler… Görmeye değer yerler.

                SEYAHAT ETMEK

                İnsanın arasıra seyahat etmesi (yılda bir-iki kez) kişiyi gerçekten dinginleştiriyor. Her ne kadar yorucu yolcukluklar olsa da psikolojik olarak ortam değişikliğinden dolayı vücut yenileniyor. Yıl içerisinde bir kaç kez ulaşmak lazım farklı coğrafyalara. Allah’ın yarattığı güzel yerleri temaşa etmek gerek. Yurdumuzun o kadar güzel yerleri var ki seyahat ederek adeta ibadet yapıyor insan.

                NE KADAR ŞÜKRETSEK AZDIR.

                Hep deriz, vatanımız her cm karesi şehit kanı ile yıkanmıştır. Cennet gibi bir vatanda yaşıyoruz. Her bir yerin ayrı bir güzelliği ayrı bir tadı var.

                Bize bu topraklar üzerinde kolayca gezme imkanı sunan ecdadımızla, dedelerimiz gurur duyuyor, saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.

                KENDİNİZE ZAMAN AYIRIN

                Çok yoğun bir dünyada yaşıyoruz. Yaptığımız meslekler, ailelerimizin üzerimize yüklediği görevler, evden-işe-işten eve yoğun tempolar, gün içerisinde yaptığımız onlarca telefon görüşmeleri…

                Sığdıramıyoruz kendimizi bazen bu hayata, bazen yetmediğini düşünürüz zamanın. Hep bir yoğunluk için bazen kaybolur gideriz. Bir bakmışız bir arpa boyu yol alamamışız.

                Zaman zaman yenilenmek gerekir, dinlenmek, dingin olma ihtiyacı hisseder ruh ve vücut. Bu ölçüde arasıra imkanlarımız ölçüsünde seyahatler yapmak gerekir.

                Benimle geziye gelen 70 yaşın üstünde bir dedem şöyle dedi “Yaşlandığım için geziye gelmeyecektim ama kendimi genç hissetmek için bu geziye geldim. İnsanın gönlü gençleşiyor, ruhu dinleniyor” demişti

                Betty Williams’in çok sevdiğim bir sözü var “Her şey kötüye gittiğinde, kendine bir tatil ısmarla.” ;)

Bir Cevap Yazın