Yılbaşı gecesi yaklaşırken

2012 yılına sadece üç gün gibi kısa bir süre var. Yılbaşına yaklaştığımız bu saatlerde maalesef başta gençlerimiz olmak üzere toplumumuzda çok ciddi bir yılbaşı hazırlığı var. Yılbaşı deyince akla çılgınca, sabahlara kadar sınırsız bir eğlenme geliyor.

31 Aralık’ı 1 Ocak’a bağlayan gecenin aslında diğer gecelerden hiçbir farkı olmadığını biliyoruz. Peki bu geceyi diğer gecelerden ayıran nedir? Batı kültürün bir parçası olan Yılbaşı eğlenceleri aslında  bizim kültürümüz de yeri yok.

Gençler! Büyüklerim! Abartılı kutlanan yılbaşı geceleri gençliği tuzağın, her türlü günahın içine sürükleyecek bir unsurdur. Yılbaşı gecesi mümkün mertebe özel bir şey yapmayalım.

Aslında düşünecek olursak bir yaş daha yaşlanmış oluyoruz. Ki bu da düşünmek için, kendimizle muhasebe yapmak için güzel bir fırsat. Yılbaşı gecesi, sevdiklerimizle bir araya gelerek geçtiğimiz bir yılda neler yaptık kendimiz geliştirmek adına, Yaradan’a kul olmak adına neler yaptık, Ne kadar sadaka verdik? Kaç gün Allah rızası için Oruç tuttuk, Kaç vakit namaz kaçırmadan aralıksız görevimiz olan namazları kılıverdik? Kaç insanı kırdık, kaç insanı mutlu ettik? Hayatımıza güzel olan neyi kattık, hayatımızdan kötü olan nelere çıkardık.

Yılbaşı gecesi bunları düşünerek kendimizle bir muhasebe halinde olmalıyız ki, iyi olanları yeni yılda geliştirmeli, kötü olanlardan da yeni yılda uzak durmak adına çalışmalıyız.

Ama maalesef günümüz gençliği o gece, sabahlara kadar alkol içerek, kız erkek eğlenecekler. Tarih 1 Ocak 2012 saat 12:00’a yaklaştığı anlarda uyanan bir çok gencimiz pişmanlıklar içerisinde uyanacak yeni güne, yeni yıla. Bu pişmanlıkları yaşamamak adına Yılbaşı gecelerine gitmeyelim ya da alternatif yılbaşı gecesinde program yapan sivil toplum kuruluşlarının yaptığı seviyeli programlara katılalım.

Lütfen Gençler! O geceye biraz daha dikkat edelim, Lütfen!

Bir Cevap Yazın