1275 gün…

Dile kolay, koskoca 1275 gün, yani 3 yıl 5 ay 26 gün… Bizlere görev tevdi edilmesinin ardından tam 1275 gün geçmiş. Daha 15 Temmuz’un birinci yıl dönümüydü, bize Bulancak Gençliğinin ağabeyi görevi verilmişti. Yükü daha o anda omuzlarımda hissetmiş ve vakit kaybetmeden yola revan olmuştuk.

15 Temmuz’un birinci yıl dönümü Milli İrade Nöbetiydi. Bulancak’ın ağabeyi, şehr-i emini Recep Ağabeyimiz gecenin üçünde makamda çalışırken, o an birlikte olduğum 5-6 arkadaşım ile yanına ziyarete gitmiştik. ‘Gençliğe bir mekan’ lazım başkanım demiştik. O da biraz düşündükten hemen sonra şuan ki mekanımızı Bulancak gençliğine layık görmüş ve ilk tabelanız da benden demişti sağ olsun…

Ve hemen koyulduk yola, bina hazırdı, ekip kurmalıydık, başladık çalışmaları, bir buçuk ay gibi kısa bir sürede ekibimizi oluşturduk hamd olsun. 11 Eylül 2017 Pazartesi akşamı ilk toplantımızı yeni binamızda gerçekleştirmiştik. Yol uzun, yollar yorucu, çetin ve karmaşıktı. Artık gecemiz gündüzümüz bir birine karışacak, Erbakan hocamın dediği gibi Davanın delisi olacak, rüyalarımızda görecek, hayaller kuracaktık.

Günler ayları, aylar yılları kovaladı. Ve bugün, tam 1275 gün sonra bize o gece verilen binamızı devretmenin üzüntüsünü yaşıyorum. Hiç ama hiç yılmayacak, yıkılmayacak, yorulmayacak ve küsmeyecek, her türlü zorluğa Rabbimin izni ve takdiri ile göğüs germeye söz vermiştik.

İçinde binlerce anımızı, hüznü ve mutluğu, gurur ve dua’yı iliklerimize kadar hissettiğimiz mekan,

taş duvarlardan oluşmayan, imlek imlek muhabbet işlediğimiz hayatımın en özel 3 yıl, 5 ay, 26 gününü geçirdiğim bu özel mekan…

Zaman zaman gözyaşlarına boğulduğumuz, gençlerimizle birlikte sabahladığımız, merdivenlerinden çıkarken ayaklarımızla birlikte dertli gençlerin derdini çektiğimiz mekan..

Üçüncü kat olmasına rağmen, merdivenlerinde hiç yorulmaz, nefesimiz kesilmediği özel yer. Nasıl kesilsin, kendilerine nefes olmamızı bekleyen binlerce genç vardı.

Rabbim şahit olsun ki, bu süre zarfında tüm zorluklara göğüs germenin, gemiyi terk etmemenin, dünyalık hiçbir heves ve engelin beni engellemediği davama, vicdanıma ve inancıma şükrediyorum. Önderim, kurtarıcım, hayat rehberim, Peygamberim, Hz Muhammed (SAV) ve ümmetin bugünkü lideri, mazlum coğrafyaların umut bağlananı, bizlerden bahsederken göz bebeğim dediği, bizlere hep güvenen, yolunda gururla, onurla yürüdüğüm liderim, reisim Recep Tayyip Erdoğan’ın mücadelesini asla ve asla yalnız bırakmayacağıma and içerim.

Ve şimdi…

Yine imlek imlek işleyeceğimiz yeni mekanımıza geçmenin arefesindeyiz. Aylardan gecemizi gündüzümüze kattık. Kollarımızı ve paçalarımızı sıvazlayıp işe giriştiğimiz yeni mekan. Şimdi yeniden, ilk günkü aşk ve hevesle bayrağı daha yukarı taşımak için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz inşallah. Ama bir farkla, dün beş kişiyle çıktığımız bu yolda şimdi daha güçlü bir şekilde ilerliyoruz, onlarca kardeşimizden oluşan bir ekiple yüzlerce gencimizin katkısıyla binlerce gence ulaştık. Bu süre zarfında birlikte yol yürüdüğümüz, davamıza şahitlik eden, küçükte olsa taş üstüne taş koyan tüm yol arkadaşlarımdan helallik istiyor, varsa bir hakkım helal ediyorum.

Elhamdulillah

Elhamdulillah

Elhamdulillah

Bir Cevap Yazın