Şub
21

MEB Tablet hakkında

Milli Eğitim Bakanlığı’nın  Şubat’ta 17 ilde 51 okulda 12 bin tablet bilgisayar dağıtarak uygulamanın pilot bölge çalışmalarına başladı. Dağıtılacak ya da dağıtılan tablet bilgisayarların özelliklerini bugün biraz araştırdım ve okullara bir an kullanıldığını hayal ettim de, bugünkü imkanları sanki birazcık zorlar gibi geldi bana.

İnternet Kullanımı

500 kişilik bir okulda 500 tablet ve bunların hepsinin internete girmeye çalıştığını düşünsenize, bu imkansız bir durum şu anda, 3-5 kişinin bile aynı ağ üzerinden yayın yapan internete girmeye çalışması bazen işkence olurken, 500 kişiyi hayal edemiyorum. Bırakın 500 kişiyi, 50 kişi bile aynı anda aynı ağ üzerinden bugün internete giremez. Modemler çöker…

Bir diğer kafamı karıştıran nokta da, bu tabletlerin piyasa değeri ortalama 600-800 TL civarında olacak. Bu tabletlerin çocuklar tarafından muhafaza edilmesi, korunması biraz zor gibi sanki. Çalınma riski, düşürülme riski, bir yerlerde unutularak kaybolma riski, çocukların tableti satarak sigara parsı yapma riski çok yüksek gibi.

Yazı yazmak zor

Tam olarak okullarda hangi amaçla, nasıl kullanılacağını bilmiyorum ama bu tabletleri bilgi depolamak, yazı yazmak için kullanılması zor. Bir tablet kullanıcısı olarak tablet üzerinden yazı yazmayı sevmiyorum mesela ben.

Bu girişin kalanını oku »

Şub
18

Fetih 1453

16 Şubat’da sinemalara giren Fetih 1453 filmini dün akşam seyretme imkanı buldum. İşin açıkçası çok büyük bir beklenti ile gitmemiştim. Yine kesin yapamamışlardır, birşeyler çok basit kalmıştır diye düşünüyordum…

Ancak filmi izlemeye başladığım ilk 15 dakikadan sonra ön yargılarım gitmişti. Gerçekten son yıllarına yapılmış en güzel filmiydi. Görsel animasyonlar, ses efektleri, konu bütünlüğü bende 10 üzerinden 9 aldı. Peki o eksik 1 puan neden kaynaklanıyor? Filmde görmeyi beklediğim bazı konular yeteri kadar işlenememişti.

- Gemilerin karadan yürütülme meselesi çok kısa işlenmiş, hatta oradaki asıl anlam işlenememişti,

- Yine karadan yürütülen gemilerin Haliç’e indiğini gören Bizans’lıların şaşkınlığını göremedik.

- Fethin son taaruzunda denizden yapılan taaruzlar gösterilemedi.

- Ve 29 Mayıs sabahı Sultan Fatih’in askerleriyle kıldığı sabah namazı ve sonrası çık duygusuzdu. Hatta sabah namazında imam sureleri sesli okur, ama filmde Sultan Fatih sureyi içinden okudu.

- Yine Konstantin’e sığınan Orhan, konusu havada kaldı, bir yere oturtulamadı, sadece bir kaç saniye bir karede gördük.

Yukarıda bahsettiğim konular aslında bundan önce yapılan İstanbul’un Fethi çizgi filmlerinde çok güzel işlenmişti. Sanırım beklentilerimizin yüksek olması bundan ileri geliyordu. Ayrıca Ulubatlı Hasan sanki Sultan Fatih’den çok daha ön planda gibiydi.

Ancak dediğim gibi eleştirmek kolay, bu konuların sadece filmin yapımcılarının farkına varmasını arzu ediyorum. Eminim bundan sonra bu ve benzeri filmlerin devamı gelecek. Yapılacak filmlerde biraz daha manevi değerler yansıtılabilmeli, tüylerimiz diken diken olmalı.

Kısacası filmin yapımcısı Faruk AKSOY’a ve ekibine teşekkür etmek isterim.

Şub
10

Miraç Ubeydullah GÖKTEKİN

Es-Selamu Aleyküm Sevgili Dostlar;

Yazı başlığında olduğu gibi bundan sonra ikinci isim olarak Miraç ismini kullanmayı düşünüyorum. Nereden çıktı bu şimdi diye düşünebilirsiniz. Beni tanıyanlar zaten ismimin uzunluğundan yakınıyorlardı şimdi bir isim daha çıktı.

Şimdi niçin Miraç ismi bunu açıklamak istiyorum.

Bendeniz Miladi takvime göre 1987 yılının 27 Mart’ını 28 Mart’ına bağlayan gecenin saat 03:00 sularında dünyaya gelmişim. Hicri takvim de ise belirtilen bu takvim Recep ayının 27.gecesine denk gelmektedir. İslami kaynaklara göre Recep ayının 27. gecesinde Peygamber Efendimizin Miraç hadisesi gerçekleşti. Tüm İslam dünyası bu gece de Miraç Kandilini kutlamaktadır.

Miraç kandilinde dünyaya gelen, isminin anlamı “kulcağız, kulcuk” olan bir kul olarak bu geceye hürmeten ismimin başında Miraç ismini kullanmayı, en azından kullanmaya çalışacağımı duyurmak istedim dostlar.

Bu vesile ile böyle hürmete layık bir gece de beni dünyaya getiren Muhterem Anne’me çok teşekkür ederim.

Ayrıca  Hicri takvime göre hangi tarihte doğduğunuzu merak ediyorsanız bu linkte tıklayarak çeviri yapabilirsiniz.

Şub
07

Mücahid YÜKSEL’e

Sevgili Kardeşim Mücahid,   25. doğum gününü kutlarım. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra birlik ve beraberlik içerisinde olmamızı yüce Allah’tan temenni ederim. 

Sevgili ziyaretçiler, Mücahid benim halamın oğlu olup ailemizin en büyük torunudur. Bendenizde ondan sadece 52 gün sonra dünyaya gelen iki numaralı torun oluyorum. Ve Mücahid’le bütün çocukluğumuz bir geçti diyebilirim. Hani ilkokul, ortaokul yıllarında yeni yeni oluşmaya başlayan arkadaşlık, dostluk kavramının ilklerindendir, hatta ilkidir diyebilirim.

Kendisi şu anda Anadolu Üniversitesi okumakta olup, mobilya, demir doğrama, kalebodur döşeme, laminat döşeme, boya-badana gibi işlerle meşgul olur. Kısacası on parmağında on marifet olan bir kardeşim, dostumdur.

Sevgili Kardeşim Mücahid; Rabbim aldığın ve alacağın  kararları hakkında hayırlı eylesin. Hakkında hayırlı olanları da gönlüne razı eylesin. Aynen yukarıdaki fotoğrafta olduğu gibi hep bir olacağımızı unutma. Dünyalık meşgaleler bizi çok fazla görüştürmese de bizler Allah’ın izni ile zemini sağlam dostluklar kurduk.

Selametle kal güzel kardeşim. Selam ve dua ile…

Şub
04

Gören Sen’sin, Bilen Sen’sin

Mevlid kandilini geride bıkartığımız bu günlerde birazcık gönlümden gelenleri dökmek istedim. Aslında gönlümden gelen birşey yok çok fazla. O’na sevdası olmayan gönülden ne gelebilir ki? Yine de biraz zorlamak istiyorum kurumuş gönlümü.

Dün gece mükemmel bir geceydi. Bir başka huzurlu, bir başka mutluydum. Bir anda 1400 küsür sene öncesine gittim. Alemlerin sultanı, Kainatın Efendisi Gül Peygamber’imin doğduğu, dünyaya teşrif ettiği geceye gittim. İçinde bulunduğumuz dünyanın o gece nasıl bir Nur ile nurlandığını düşündüm de içim kıpır kıpır oldu.

Gören Sen’sin, Bilen Sen!

Ey Rabbim! Ey gönüllerimizi Muhammed-i Nur ile nurlandıran Rabbim. Kurumuş dudaklarımıza, hazan olmuş gönlümüze bir nebze olsun O’nun sevgisini veren Allah’ım sana sonsuz hamd olsun.

Şimdi aklıma geldi de, ne demişti O; “Beni görmedikleri halde bana iman eden kardeşlerimi görmeyi çok isterdim” Bizde seni görmeyi çok istiyoruz Ya Resulallah. Seni çok özledik Ey Allah’ın habibi. Aynı 1400 küsür sene önce dünyaya gelerek dünyayı şereflendirdiğin gibi ismin anıldığında kalplerimizi, gönüllerimizi şereflendiriyor, nur ile dolduruyorsun.

Ey kalpleri evirip çeviren Allah’ım, kalplerimizi Peygamberim, Senin’de Habibin’in Hz Muhammed SAV üzerine sabit kıl.

Ey Allah’ın Resulu muhtacız sana!

Ey Allah’ın Resulu aşığız sana!

Allah’ın Selamı senin üzerine olsun Gül Peygamberim, Gül Kokulu Efendim, Gül Sultanım, Gül Yüzlü Efendim…

Eski yazılar %laquo;