Oca
19

Oğlum! Kızım! (Anne babaların dikkatine!)

Oğlum! Kızım!

Başlık biraz alakasız gibi gelebilir ama yazmak istediğim, üzerinde durmak istediğim iki ana kelimedir “oğlummm, kızımmm”

Ataerkil bir aile yapısı olan Türk aile yapısında evdeki bütün otorite evin en büyük erkeğindedir. Babalarıyla aynı evde yaşayan evli erkek çocukları kendi çocuklarına babalarının yanında sevgilerini ifade edemedikleri gibi babalarının yanında çocukları sevmenin ayıp olduğu kanaatine sahipti.

Bugün ebeveynler genelde çekirdek aile oluşturmalarına rağmen hala daha geleneklerimizde olan durumu sürdürüyorlar. Bugünün 40-50 yaşlarında olan ebeveynleri kendi anne babalarından görmedikleri sevgiyi kendi çocuklarına da maalesef göstermiyorlar. Sevgi gösterilmesi durumunda çocuğunun şımaracağını düşünen aileler günümüzde az değil maalesef.

Bu girişin kalanını oku »

Oca
16

Gençlik ve Spor Bayramı Stadyumlarda kutlanmayacak

Aman Allah’ım!
19 Mayıs Gençlik ve Spor bayramı stadyularda kutlanmayacakmış. Yoksa şeriat mı geliyor ya da laiklik elden gidiyor mu? Yoksa hükümet gizli gündemlerini mi adım adım uyguluyor? Yoksa daha bir çokşey…
Eminim yukarıda bahsettiğim bir çok düşünce şu anda Türkiye’nin %30-40’ına yakınının aklında geçiyor. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından İl Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderdiği yazıyla 1981 Tarihli “Ulusal ve Resmi Bayramlarda Yapılacak Törenler Yönetmeliği” gereği 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı stad törenlerinin Ankara dışındaki illerde okullarda yapılmamasını istediğini hatırlatatması üzerine gündem bir anda değişti.
Kanaatim çok doğru isabetli bir uygulama. Daha Ocak ayında İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinde bir çok öğretmen tarafından her hafta 19 Mayıs Bayramı öncesi hazırlık planlama toplantıları yapılıyor. Neredeyse ikinci dönemin tamamını meşgul eden bu bayram öncesi hazırlık hem öğretmenleri, hem öğrencileri perişan ediyor. Adı Gençlik Bayramı ama gençleri aylar öncesinden çileden çıkaran bir bayram.
Hatırlıyorum lise okuduğum yıllarda Nisan ayından itibaren hemen hergün okulda ders bitiminin ardından saatlerce 19 Mayıs provası yapıyorduk. Hele ki son yıllarda büyük stadyumlarda ki bayram kutlamaları hazılıkları tam bir işkence olsa gerek. Tribünlerde çeşitli resim ya da yazı görüntüsü oluşturmak için binlerce öğrenci görevlendiriliyor.
Yine bayram kutlamalarında yüzlerce kız çocuğumuza minik minik elbiseler giydirilerek binlerce kişinin önünde çeşitli hareketler yaptırılıyordu.
Milli Eğitim Bakanlığının yürürlülüğe koyduğu bu uygulamayı tasvip ediyorum. Artık okullarda dersler aksamayacak, 19 Mayıs Bayramı gelmeden bir kaç gün önce çeşitli hazırlıklar yapılır, günü gelince en güzel şekilde herkes okulunda kutlar. Öyle büyük curcunalara gerek yok ki yani.

Bu uygulama ile ne şeriat gelir, ne laiklik elden gider. Yerinde, isabetli bir karar olmuş, hiç korkmanıza gerek yok yani sayın Cumhuriyet şakşakçıları.

Oca
12

Doğum Günün Kutlu Olsun

Oca
03

Uludere Olayları

2012 yılına Türkiye tarihinde uzun yıllar unutulmayacak ve gündemde kalacak bir olayla girdik. Geçtiğimiz haftada TSK jetleri tarafından Şırnak Uludere’de vurulan 35 vatandaşımız öldürüldü.
Aslında konuyla ilgili günlerdir yazmak, birşeyler karalamak istiyorum ama öyle bir konu ki, çubuğun iki ucuda kirli diyebileceğimiz bir konu. Kasten mi yapıldı? Yanlış istihbarattan mı yapıldı belli değil. Her iki durumda çok kötü. Kim olursa olsun ortada 35 ölü var.
Öncelikle TSK’nın bu hususta birinci derece suçlu olduğunu düşünüyorum, iddia edildiği üzere aldığı istihbaratla terörist bir grup bile olsa neden havadan vuruyorsun, karadan bölgeye asker sevket, gerekli uyarıları yap, sonra gerekirse vur. Ben bu anlamda böyle düşünüyorum.

Bu girişin kalanını oku »

Ara
30

Ah Bulancak’ım ahh!

Dün Ballıca’da yürürken bir okulun önündeki yolda bir kalabalık gördüm, güvenlik güçlerinin de içinde olduğu kalabalıkta polis elinde metre ölçüm yapıyordu. Klasik bir Türk merakıyla kalabalığın içine girerek sordum “ne oldu burada?” diye, kalabalıktan biri “İlköğretim ikinci sınıfa giden bir öğrenciye şehiriçi yolunda (hız sınırı 40-50 km/sa) yaklaşık  80-90 km/sa hızla giden bir aracın çarptığını ve 10-15 metre aracın önünde çocuğun sürüklendiğini anlattılar. Ve dün aldığım en son bilgiye göre çocuğun durumu ciddiydi.

Burada o küçük çocuğa vuran araç sahibine neler neler saymak istiyorum ama sayamıyorum işte, sanırım sürücü ehliyetsiz ve daha genç bir çocukmuş. Doğrudur bunlardan o civarda her gün sayısız … var.

Bu girişin kalanını oku »

Eski yazılar %laquo;