Kime karşı beğenilme arzusundayız?

The Facebook logo is pictured at the Facebook headquarters in Menlo Park, California, in this January 29, 2013 file photo. Facebook Inc advertising business grew at its fastest clip since before the company's May initial public offering, helping the company's revenue expand 40 percent to $1.585 billion. REUTERS/Robert Galbraith/Files   (UNITED STATES - Tags: BUSINESS LOGO)

              İnsan, yaratılış olarak beğenilme arzusu içerisinde olan bir varlıktır. Aynı şekilde toplumda da beğenilme arzusu her zaman vardır. Bugün internet ve teknolojinin gelişimiyle birlikte ortaya çıkan sosyal medya sayfalarına 7’den 70’e hepimiz çok iyi adapte olduk ve deyim yerindeyse “Allah ne verdiyse” paylaşır duruma geldik. Çoluk çocuk, kadın-erkek demeden herkesin elinde bir cep telefonu herkes birşeyler paylaşıyor.

                Peki ya bu paylaşımlar?

                Çok değil, bundan 10-15 sene önce evimize gelen arkadaşlarımıza, aile dostlarımıza düğün albümümüzü evin kenar odasında sadece bize haram olmayan kişilere özenle gösterirdik. Ama bugün! o albümler boy boy facebook sayfalarında binlerce insanın gözü önüne seriliyor malesef.

                Peki ya yemeklerimiz?

                Çok iyi hatırlarım, çocukluğumda annem yemek kokusu dışarı çıkmasın, belki biri duyarda hakkı olur diye camları pek açmak istemezdi. Ama bugün! biz yediğimiz yemekleri, sofranın başına geçip, gururlu bir poz vererek hiç düşünmeden binlerce insanın gözleri önüne getirebiliyoruz. Hemde yanı başımızda açlıktan ölen insanlara rağmen?

                Ne oldu bize? diye sormadan edemiyorum. Bizim özellerimizi, değerlerimizi “beğenilmek arzusu” ile hem de insanları şahit edercesine niye paylaşırız?

                Peki ya kaynağı belli olmayan paylaşımlar?

              Sosyal medya sayfaları bugün o kadar önemli bir hale geldi ki Mısır’da, Almanya’da devlete karşı yapılan ayaklanmaların hepsi sosyal medyalar aracılığıyla yapılmaktadır. Kaynağı belli olmayan yalan yanlış paylaşımlar yapılarak insanlar kışkırtılıyor. Yalan, iftira, hepsi hat safhada…

                Geçenlerde yapılan bir araştırmaya göre Facebook’ta 5 milyondan fazla ölü insan hesabı varmış. Yarın bu hesapların arasına bizimki de eklenebilir. Ve arkamızdan sadece paylaştığımız hayırlı yada şerli paylaşımlar olacaktır. Emin olmadığımız bir bilgiyi paylaşmak “Yalan, şahitlik etmekle aynıdır.” diye düşünüyorum. Ya da şöyle diyelim “Hayra vesile olmak, onu yapmak gibidir, Şer’re vesile olmak onu yapmak gibidir.” Neye vesile olduğumuza iyi bakılmalı. Gündelik siyasi ve nefsi arzularımıza kurban olmamalıyız. Hakk’kı haykıran, şerre engel olan bir birey olmalıyız.

           Unutmamak gerekir ki! Yarın Mehşerde Facebook bize şahitlik edecek, aldığımız bir nefesin bile hesabını vereceğimizi düşünürsek “Yaptığımız her paylaşımın, beğendiğimiz her yorumun” hesabını vereceğiz.

                Butona basmadan önce şunu iyi düşünmeliyiz. Kime karşı beğenilmek istiyoruz! Allah’a mı? Facebook arkadaşlarımıza mı? Karar sizin?

Bir Cevap Yazın