‘GDO’ nedir, ne değildir?

http://doganin.melektozlari.com/wp-content/uploads/gdo.jpg

Son zamanlarda gündemimiz her zamanki gibi çok yoğun, her yıl yepyeni bir gündemle kendimizi meşgul edebiliyoruz. Sars Virüsü, Kuş Gribi, Kene Salgını derken şimdi de Domuz Gribiyle mücadele ediyoruz.

Domuz Gribi yetmezmiş gibi bide GDO’lu Ürünler polemiği çıktı. Hayır anlamıyorum gerçekten, neden bu hastalıkların hep bir yılı var, Biz bu GDO’lu ürünleri ilk kez bu senemi tüketmeye başladık. TV’lerde çıkan uzmanlar ilk kez  bu yıl mı farkına vardı bu GDO’ların. Bu seneye kadar hiç GDO ‘lu ürünler tüketmiyormuyduk. Gerçekten bu ülkede olan biteni anlamak çok zor.

Kısacası yine olan vatandaşa oldu. GDO’da her telden çalınan bu sözler kafaları karıştırdı… Vatandaş yine zor bir kararla karşı karşıya; bakana mı inanacak; uzmanlara mı?

Bakalım önümüzdeki yıllarda başka ne gripler, ne salgınlar, ne’li ürünler göreceğiz. GDO hakkında geniş bilgi sayfanın devamında…

Nedir Bu GDO?

GDO (Genetiği Değiştirilmiş Oraganizmalar) kısaca genetik mühendisliği ile bir canlıya başka bir canlı türünden gen aktarılarak yeni bir canlı organizma yaratılması olarak tanımlanabilir. Gen aktarılan canlının DNA’sı değiştirilmekte, kendi türünde olmayan özellikler edinmektedir.

Canlılar dogal süreçler içinde de değişikliğe uğrarlar. Bugün gıda olarak yediğimiz bitkilerin hemen hemen hepsi, insanların müdahelesi ile ya da doğal süreçler sonucu gelişerek, bugünkü özelliklerini kazanmış, çeşitlenmiş, zenginleşmiştir. Ancak bu değişiklikler aynı türün farklı çeşitleri arasında melezlenmeler ile oluşmuştur. Doğada farklı türler arası genetik alışveriş yoktur. Bilinen tek örnek at ve eşeğin çiftleşmesinden olan katırdır, ki o da kısır bir hayvandır, üreyemez.

Ticari kaygılar yüzünden tarım ürünlerinde ilk olarak domates genleriyle oynandı. Bioteknoloji şirketleri tarım ilacı azalacak, üretim maliyeti düşecek yüksek verim küçük çiftçiyi zengin edecek söylemleriyle, genleriyle oynadıkları tohumları 1990’lı yılların ortasında ülkelere soktular.

1996’da 6 ülkede 1.7 milyon hektarlık bir alanda başlayan GDO’lu ekim, günümüzde 25 ülkede 125 milyon hektarlık alanda yapılıyor. En son Mısır bu ülkelere katılırken, Tazmanya GDO’lu üretim projesini erteledi, Yunanistan ise GDO’lu mısır ithalatı yasağını 2 yıl uzattı.

Bağımsız araştırmalara göre GDO’lu ürünlerin zararları ise şöyle:

ANTİBİYOTİĞE DİRENCİ VE ALERJİYİ ARTIRIYOR

– GDO’lu tohumlar, antibiyotiklere karşı direnç, ağır alerji, uzun süreli hayvan deneylerinde organ hasarı, organlarda küçülme, kan biyokimyasında bozulma, kısırlık, ölü doğum oranında ciddi artış, gelecek nesillerde boy ve tartı eksikliği gibi olumsuzluklara yol açtığı ortaya çıkarıyor.

– Bitki hücresine yerleştirilen her gen bir protein üretiyor. Bu proteinler bugüne kadar insanın besin zincirinde yer almayan, her biri alerji yapabilecek potansiyele sahip kimyasal maddeler. Nitekim soya fasulyesine karşı alerjisi olmadığı halde ‘raundupR’ isimli herbiside dirençli soya fasulyesine alerjik olan insanlar vardır. Bu tür alerjilerle ilerde çok daha fazla karşılaşılacaktır.

– Bu yabancı genlerin sindirim sisteminde tümüyle metabolize edildiği iddia edilirdi. Gerek hayvan deneylerinde gerekse de insan çalışmalarında bu yabancı genlerin bazı fragmanlarının veya tümünün bozulmadan kalın bağırsağa kadar ulaşabildiği hatta kalın bağırsaktaki bakterilerin içine girip bakterilerin genetik yapısını değiştirdiği ve genin üretmekle yükümlü olduğu proteinin (toksin ya da herbisit direnci) üretildiği saptanmıştır.

FARELER ARTIK ÜREYEMİYOR ORGANLARI KÜÇÜLÜYOR

– Her ne kadar GDO’ların insanlar üzerindeki etkileri henüz bilinmese de hayvanlar üzerindeki etkileri belirlendi. İskoçya Rowett Enstitüsü’nden Dr Arpad Pusztai’nin GDO patates ile beslediği farelerin tümünün iç organlarında küçülme, sindirim sistemlerinde bozukluk, bağışıklık sistemlerinde çökme, kan yapılarında bozulma ve mide çeperlerinde kalınlaşma görülmüştür.

– Avusturya Tarım ve Sağlık Bakanlığı’nın finansmanı ile Viyana Üniversitesinin geçen yıl yaptığı bir çalışmada ise GDO gıdalarla beslenen farelerin üç, dört nesil sonra büyük ölçüde üreme yeteneklerini kaybettikleri belirlenmiştir.

http://doganin.melektozlari.com/wp-content/uploads/gdo.jpg

http://www.tarimsal.net/wp-content/uploads/2008/05/gdo.jpg

GDO'lu ürünlere dikkat!


Bir Cevap Yazın