Çözüm süreci ve İsrail’in özür dilemesi

cozumsureciAylardır Hükümetin Terör sorununu çözmeye yönelik yaptığı çalışmaları takip ederken bir kaç gün önce de İsrail’in Türkiye’den özür dilemesi gündeme düştü.

Çözüm sürecine destek verilmeli,

Terör meselesi Türkiye’nin hem Türk’ler hem de Kürt’ler açısından yarım asırdır ortak problemidir. Binlerce şehit verilen bu terör meselesinde artık her zaman olduğu gibi bir çözüm yolu denenmeliydi. Erdoğan hükümetine kadar olan hükümetlerin bir kısmının ülkede ki terör sorununun çözülmesini istemediğini bilmek hiçte zor değil. Yıllarca terörden nemalanan kurumları biliyoruz.

Hepimiz Terörle görüşülür mü, masaya oturulur mu diye yıllarca karşı çıktık ve bu işi silahla çözmeye çalıştık. Ancak görünen odur ki devletin son aylarda izlediği politikayı çok anlamlı buluyorum. Barış ve kardeşlik söylemleri herkes açısından çok güzel olmaya başladı.

Bir sürecin içerisindeyiz…

Tabi süreç aşamasında bir takım eksiklikler olabilir ancak ben süreci samimi buluyorum doğrusu. Terörün tek çözümü Kardeşlik çağrısıdır. Çanakkale’de, Malazgirt’te omuz omuza savaşan kardeşlerin bugün neredeyse son yarım asırdır birbirine düşürenler tarih karşısında bunun bedelini ödeyecektir.

Ne mutlu Türküm diyene!

Ben de bir Türk’üm, ama bana dünyaya gelirken demedi ki kimse “Sen Türk olmak ister misin, Türk olmak yüce olmaktır, ulu olmaktır, seçilmiş olmaktır.” şeklinde bir şey demediler. Yaratan öyle uygun görmüş Türk olarak dünyaya gelmişiz. Arap’ta gelebilirdik, Kürt’te gelebilirdik. Türk olmak bir ayrıcalık değildir. O yüzden “Ne mutlu Türküm diyene” sözünü ırkçı bir söylem olarak buluyorum. Sen öyle dersen karşıdaki de “Ne Mutlu Kürt’üm diyene”, “Ne Mutlu Arap’ım diyene” der ve ortada kardeşlik falan kalmaz.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içerisinde yaşayan herkes kardeş olmalı, kardeş kalmalı, elbette suçu olanlar, hain teröristlerle iş birliği yapanlar cezalarını çekmelidir. Ancak bu sürece kardeşlik bilinci taşıyan, “Mü’minler ancak kardeştir” diyen bir anlayışa sahip olanlar bu sürece destek vermek zorundadır.

Bu hususa muhalefet partilerinin de destek vermesini beklerdim doğrusu. Ülkesini seven herkes bu sürece bir şekilde destek olmalı. “Biz bu ülkeyi karşılıksız seviyoruz” şeklinde düşünenlere diyeceğim; İnanın bu süreci başlatanlar bu ülkeyi sizden daha çok seviyordur.

İsrail’in Özür Dilemesi

Mavi Marmara’dan sonra ilişkilerimizin bitme noktasına geldiği İsrail’in geçtiğimiz günlerde özür dilemesi güzel bir olaydır. İsrail’i tarihte ilk kez özür dileten, haklılığını dünyanın gözü önünde ispatlayan Türkiye vatandaşı olarak elbette gurur duymalıyız.

Ancak biliriz ki Allah’ın lanetine uğrayan bir kavim hiç bir zaman bizim dostumuz olamaz. Özrüne güvenmeyiz.

Vesselam…

 

Bir Cevap Yazın